Skip to content

Mortal Kombat (2011)

20/05/2011

Olması gerektiği gibi hızlı ve kanlı

Street Fighter’ın 2009 yılında SF4 ile başarılı bir dönüş yapmasından sonra aslında hepimiz efsane oyun Mortal Kombat’ın yenisini beklemeye başlamıştık. Bekliyorduk ama “Mortal Kombat vs. DC Universe” gibi yeni bir hayalkırıklığı ile karşılaşmaktan da korkuyorduk. Neyse ki böyle olmadı. NetherRealm Studios, serinin klasik ruhunu yeni nesil oyun anlayışıyla birleştirip ortaya çok iyi bir iş çıkardı. Mortal Kombat’da 3D modellenmiş karakterler, eski oyunun özüne uygun biçimde, iki boyutlu arenalarda dövüşüyorlar. Eski oyunlardaki kanlı ve hızlı dövüşleri, vahşi ölüm hareketlerini özlemiş fanların gerçekten tatmin olacağını garanti edebiliriz.

Bana bir hikaye anlat Raiden

Oyunda Fight, Challenge Tower ve Story olmak üzere üç mod bulunuyor. Fight’da alıştığımız klasik Mortal Kombat’ı oynuyoruz. Önce önümüze gelen rakipleri yeniyor, sonra da sırasıyla boss’lar Shang Tsung, Goro /Kintaro ve Shao Kahn ile dövüşüyoruz. Tag Ladder’da ise Marvel vs. Capcom’da olduğu gibi iki kişilik ekip halinde dövüşüyoruz. Tek tuşla yerimize takım arkadaşımızı alabiliyor, bir komboyu başlatıp diğer karakterle devam ettirerek Tag Team Kombo gibi fantastik olaylara girebiliyoruz. İnternet üzerinden yapılan dövüşlerde yaşanan lag sorununu saymazsak bu modun çok iyi çalıştığını söyleyebiliriz.

Tower Challenge modunda, verilen görevleri yerine getirerek 300 katlı kuleyi çıkmaya çalışıyoruz. Basit eğitimlerle başlayan kule, katlar ilerledikçe zorlaşıyor ve oynadığımız karakter de değişiyor. Belli bir hareketle ya da belli bir sürede birini dövme görevleri haricinde, tahta kırma, tuğla kırma gibi eski mini oyunlar ve zombi vurma gibi ilginç görevler de kulede bulunuyor. Her katı geçince belli bir miktar para kazanıyorsunuz, bir katı geçemezseniz o katın parasını ödeyip diğer kata geçebiliyorsunuz. Tabi paranızı Krypt’teki yeni kostümler ve ölüm hareketleri (fatality) için saklamanız daha mantıklı olacaktır.

Hikaye modu ise bütün dövüş oyunu yapan firmalara “Bakın dövüş oyunu yapsak bile, gayet güzel aksiyon oyunu gibi içine sinematik de koyarız, senaryosunu da yazarız.” şeklinde ders verir nitelikte. Kendini beğenmiş aksiyon filmi yıldızı Johnny Cage’in turnuva başında Sonya’ya kur yapmasıyla başlayıp, Sonya’nın Jax’ı aramasıyla devam eden bu uzun hikaye modunu oynarken, yeni çekilmiş bir Mortal Kombat filmi izliyormuş havasına giriliyor. Kısacası gayet başarılı.

Oyunda kazandığımız paraları The Krypt’deki kilitli mezarları açmak için kullanıyoruz. Bu mezarların açılması bile değişik görselliklerle süslenmiş. Adamımızın gözünden oynayarak gezdiğimiz mezarlıkta ikiyüzden fazla mezar bulunuyor. Her mezardan yeni bir Fatality, kostüm, müzik ya da oyuna ilişkin resim çıkıyor. Gizli içerikleri keşfetmekten bahsetmişken, bir başka Mortal Kombat klasiği olan gizli karakterlerden bahsetmemek olmaz. Eski oyunlarda gizli karakter olarak karşılaştığımız Noob Saibot, Reptile, Smoke ve Jade’i artık en başta seçebiliyoruz. Bu arada küçük bir magazin bilgisi vereyim, Noob Saibot ismi oyunun yapımcıları Edward Boon ile John Tobias’ın soyadlarının tersten yazılmasıyla elde edilmiştir. Oyunun PS3 versiyonunda God of War’un kahramanı Kratos’la karşılaşırsanız şaşırmayın. PS3 kullanıcılarına böyle bir bonus karakter güzelliği yapılmış.

İç parçalayan, yürek burkan hareketler

Oyunda, dövüştükçe dolan üç kademeli bir focus metre bulunuyor. İlk kademede “Enhanced”, ikincide “Breaker” ve üçüncüde de “X-Ray” hareketleri aktif hale geliyor. Enhanced’de, SF4’teki Ex hareketler gibi, R2’ye basılı tutarak normalden daha güçlü hareketler yapabiliyoruz. Mesela bu modda Scorpion, normal ip yerine alevli ip atarken; Sub-Zero da daha fazla alanı dondurabiliyor. Gard ve ileri ile yapılan Breaker hareketi ise, rakibin kombosunu kesmeye yarıyor. Üçüncü kademe dolduğunda X-Ray vahşet şov başlıyor. SF4’teki ultralar gibi rakibe çok ciddi hasar veren X-Ray saldırısında, rakibin iskelet ve kas sistemini görüyoruz. Vuruşlarımızın iç organları nasıl parçaladığını, alt çene kemiğinin kaç yerinden çatırdadığını ya da omurgaya inen dirseğin kaç tane diski yerinden çıkarttığını çok güzel görsel efektler eşliğinde izleyebiliyoruz. Hangi karakterle oynarsanız oynayın, Fatality’yi aratmayan bu yanarlı dönerli şov için sadece garda ve duruş değiştirme tuşlarına (PS3’te L2+R2) aynı anda basmak yeterli. Dövüşün sonucunu değiştirebilecek bir hareketin bu kadar kolay yapılabilmesinin, oyunun heyecan seviyesini sürekli canlı tuttuğunu söyleyebilirim.

Finish Him!

Şimdi gelelim Mortal Kombat’ı, Mortal Kombat yapan Fatality’lere… Düşmanımız sersemlemiş bir şekilde ayakta sallanırken, o malum cümle duyulur : “FINISH HIM!” Tam o anda, içimizdeki sadist ile barış yanlısı kişilik çatışır. Sonra yüzümüzde hain bir gülümsemeyle kararımızı veririz. Bu sefer de adamın kollarını kopartmak için hangi tuşlara basmamız gerektiğini unuturuz ve biz harekete geçemeden rakibimiz pat diye yere düşer. İçimizden “sol-sağ-aşağı-sağ-yuvarlak” diyerek diğer dövüşe geçeriz. Oyunda kalp sökmek, kafa koparmak gibi normal ölüm hareketleri haricinde bir de bölümlere özel ölüm hareketleri bulunuyor. Dövüşülen bölüme göre düşmanı arkadaki ağaçlara yedirmek, aşağıdaki kazıklara yollamak, kafasını geçen metroya sürtmek / lava sokmak… mümkün. Bu kadar vahşete gelemem diyorsanız, bunu diyen adamın Mortal Kombat’ı talihsiz bir doğumgünü hediyesi olarak aldığını düşünüyorum, “Fatality” yerine “Babality” yaparak rakibinizi komik bir bebeğe dönüştürebilirsiniz.

Parça pinçik oldum ama ben yendim

Oynanışı ve içeriğiyle göz dolduran oyunun, grafiklerinin de başarılı olduğunu görüyoruz. Karakterlerin 3D modellemelerinin detaylı olmasına özen gösterilmiş. Mesela karakterin kıyafeti, silahları ve diğer aksesuarları karakterden bağımsız hareket ediyor. Dövüştükçe karakterler gerçek zamanlı olarak yaralanıyor. Alınan darbeler vücutta iz bırakıyor, kıyafetler de bu hasara göre deforme olup yırtılıyor. Alınan bütün hasarlar diğer raunda da geçiyor. Arenelara baktığımızda Armory, The Pit ve Goro’s Lair gibi tanıdık mekanlarla karşılaşıyoruz. Arenalar iki boyutlu oyun mantığına uygun hazırlanmış olsa da hepsi 3D kaplamalarla güzelleştirilmiş. Şehirde dövüşürken karakterlerin önünden arkasından arabaların geçmesi, arka planda dev yaratıkların savaşması, kuşların uçması, uzaktaki köprülerde dövüşen başka adamların olması gibi pek çok unsur oyun atmosferini zenginleştiriyor. Sonuç olarak Mortal Kombat’ın, hikaye modu ile sıradan dövüş oyunlarında da içerik olabileceğini gösteren, 300 katlı mücadele kulesi ve mini oyunlarıyla herkese farklı tadlar sunabilen arşivlik bir oyun olduğunu söyleyebiliriz. Eğer MK ve MK II’yi severek oynadıysanız bunu da kesin seveceksiniz. Oyuna gelmeyin, oyunsuz kalmayın!

Bonus : Kitana, Sonya ve Mileena’yı oynayan gerçek modeller.


Advertisements

From → Oyunlar

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: