Skip to content

İn*****t S*nsürü

14/06/2011

Mavi ekranla karşılaşmak ya da karşılaşmamak, işte bütün mesele bu.

22 Ağustos’ta hayatımıza girecek internet filtresinden bahsetmeye başlamadan önce mevcut duruma değinmek istiyorum. Windows’u hunharca kullanan herkes “Dan!” diye gelen o ünlü mavi hata ekranını bilir. İnternet sansürü konusunu basite indirgersek, durumu bir grup insanın “mavi ekran” aşkı olarak değerlendirebiliriz. Bugün Türkiye’de 60.000 internet sitesi, aşağıdaki mesajı taşıyan uçuk mavi bir ekranla açılıyor :

Olmak ya da olmamak. Mavi ekranla karşılaşmak ya da karşılaşmamak. İşte bütün mesele bu. Eğer bir sitede, yasada belirtilen katalog suçlar kapsamında içerik varsa; o siteye erişim engellenebiliyor. Neymiş bu katalog suçlar, hemen bakalım :

  1. İntihara yönlendirme
  2. Çocukların cinsel istismarı
  3. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma
  4. Sağlık için tehlikeli madde temini
  5. Müstehcenlik
  6. Fuhuş
  7. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
  8. Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’a muhalefet

Bu listede yer alan müstehcenliğe sınırlarınn belirsiz olması nedeniyle dikkat etmek gerekiyor. TDKSözlüğü’nde müstehcen kelimesi, “Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız.” olarak tanımlanıyor. Müstehcenliğin, taşıdığı cezai yaptırımlar açısından, hukuki bir tanımını aradığımızda ise gereken cevabı Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesine ait gerekçede buluyoruz. Gerekçede bu kavram : “Toplumun sahip bulunduğu ortak edep (ar ve haya) duygularının, edep törelerinin ihlâli, incitilmesi ve her ne suretle olursa olsun edep ve ahlâk temizliğine alenen saldırı niteliği taşıyan hareketler, tutum ve davranışlar ve takınılan durumlar.” şeklinde tanımlanmış.

Müstehcenlik anlayışı toplumdan topluma, hatta aynı toplum içinde kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Bu kavramın varlığını tespitte, şahısların sosyo-kültürel düzeyinin ve içeriği sağlama amacının çok iyi anlaşılması gerekir. Bir kişi için Antik Yunan Heykelleri ya da Rönesans Tabloları müstehcen olabilir. Bir başkası bikinili tatil fotoğraflarını gönül rahatlığıyla blog’una koyarken, aynı fotoğraflar karşı komşusu tarafından müstehcen olarak algılanabilir. Cem Yılmaz’ın tek kişilik gösterileri ya da Rio Karnavalı da aynı şekilde müstehcen bulunabilir. Bu minvalde, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndaki (TİB) insiyatif sahibi kişilerin dünya görüşü, yeri gelip de bütün bir ülkenin haberleşme özgürlüğünü ve dolayısıyla Anayasal hakkını “yargılama dahi yapılmadan” sekteye uğratabilir.

Mevcut durum zaten böylesine vahimken, 22 Ağustos 2011′de yürürlüğe girmesi planlanan ‘İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul  ve Esaslar Taslağı‘ ile bütün kullanıcılara Aile, Çocuk, Yurtiçi ve Standart paketlerden birisine dahil olma zorunluluğu getirilecek. Hiçbir paketi seçmeyen kullanıcılar, “Standart Paket”e dahil sayılıp onbinlerce sitenin yasaklı olduğu “mevcut durum sansürü”nün tadını çıkartacaklar. Tabi ki ileride standart paketin de bir düzenlemeyle statüsünün değiştirilebileceğini unutmayalım. Filtrelerden sonra yasaklı sitelere alternatif DNS ayarlarıyla bile girilemeyecek ve filtreleri atlatacak yöntemlere başvurmak suç sayıcak. Kısacası, kimsenin bu sistemin dışında kalma şansı olmayacak.

Futbolda Avrupa’da top koşturmaya çalışırken, basın özgürlüğünde ve internet sansüründe Kuzey Kore, Çin, İran ve Afrika ülkeleriyle aynı ligde olmak can sıkıcı.

Advertisements

From → Sosyal Medya

2 Comments
  1. “Futbolda Avrupa’da top koşturmaya çalışırken, basın özgürlüğünde ve internet sansüründe Kuzey Kore, Çin, İran ve Afrika ülkeleriyle aynı ligde olmak can sıkıcı.” Gerçekten çok haklısınız…

  2. muratistan permalink

    Fotoğraf çok vurucu olmuş.
    Ben bu filtre işine taraftarım. Vaktiyle öğrenciyken okula getirilen kral, sadrazam, penthouse vs. gibi muzır neşriyat etrafında bir toplaşma olur, sinerji yaratılır, puanlar verilir, toplu kaset kiralama etkinlikleriyle dostluk bağları pekişirdi. Biz o vakitler edebe aykırı, yakışıksız el şakaları yaparken şimdiki gençler fb da birbirlerini dürtmekte, yalnızlaşmakta.
    Bir deterjan markasının reklamı vardı, kirlenmek her çocuğun hakkıdır gibi bir sloganı vardı. Bir dönem sapıklaşmak da her ergenin hakkıdır ve monitör başından olmaz bu işler.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: